Varak 161a
Bir tür balık daha vardır: boyu bir arşın kadardır, yüzü baykuş yüzüdür. Ama eti son derece ekşi olduğundan ağa düşerse salıverirler, yemezler. İşte resmi budur.

Bir tür balık daha vardır ki sığır yaratılışındadır: yavru doğurur ve yavrusunu emzirir. Bu, öbür balıklara aykırıdır, çünkü öbür balıklar yumurtlar.
Zenc Denizi, Hint Denizi'nin ta kendisidir. Zenc ülkelerinin güneyinde, Süheyl yıldızının altında yer alır. O denizde yolculuk edenler güney kutbunu ve Süheyl'i görür, ama kuzey kutbu görünmez.
Berber ülkeleri o denizin kıyısındadır. Bu Berber halkı, Mağrib tarafındakilerden başka, Sudan'dan bir topluluktur. O denizin en uç yanı Muhit Denizi'ne bitişiktir.
Dalgaları büyüktür, yüksek dağlar gibi art arda gelir; kabarıp dağlar gibi yükselir. Öbür denizlerinki gibi dalgası kırılmaz, köpüğü(?) de olmaz. Denizciler buna 'deli dalga' derler.*1
Geniş adaları çoktur; ırmakları ve ağaçları boldur, ama meyve veren ağacı yoktur: abanoz, sandal, tik ve kamış gibi. Kıyılarından amber toplarlar; kimi zaman büyük bir tepe gibi amber parçası bulunur.
Muhterika (Yanık) Adası Zenc Denizi'ndedir.
Tüccarlardan biri şöyle anlatır: Deniz yolculuğuna çıktım; kader beni sürükleyip o adaya götürdü. O adada bir süre kaldım; halkıyla kaynaşıp dillerini anlar oldum.
Halkı bazı geceler bir yıldıza bakıp ağlar, korkuyla feryat ederdi. Sebebini sordum; bir yıldız gösterip dediler ki: Bu yıldız her otuz yılda bir doğar; ne zaman başımızın(?) üstüne gelse…*2
devamı — vr. 161b…bu adada ülkemiz(?), malımız mülkümüz ve insanlarımız tamamen yanar.* İnsan onayı gerekli · 2
- *1satır 9
وزبدیdiğer okumalar:وندی,ودبدیOkunan harfler و + د/ز + ب + دی; ز noktası mürekkep lekesine karışmış olabilir. 'zebedi olmaz' (köpüğü olmaz) dalganın kırılmamasıyla anlamlı, ama nokta kesin değil. İnsan onayı gerekli. - *2satır 17
باشیمزdiğer okumalar:یاشیمزİlk harfin altında lekeli bir nokta kümesi: tek nokta (ب, 'başımız') mı iki nokta (ی, 'yaşımız') mı seçilemiyor. 'başımız üzerine gelse' (tepemize gelse) anlamca daha uygun; cümle 161b'de sürüyor, oradan doğrulanmalı.
Çözülmüş ya da onaylanmış · 12
- çözüldüsatır 2
شبیکهیهdiğer okumalar:شبکهیه,شبیکریهÇÖZÜLDÜ: Kelime ilk bakışta شبیکریه gibi görünüyor; yakın büyütmede ش-ب-ی-ک ve sonda ه + یه. 'şebekeye düşse ıtlâk idüp' (ağa düşse salıverip) bağlamı kesin. - çözüldüsatır 3
کتوردرdiğer okumalar:کتوررÇÖZÜLDÜ: Yazılış کتوردر; bu kâtibin ر'si د'ye benziyor (152b). 'veled getürür' = yavru doğurur. - çözüldüsatır 4
کتوردلرdiğer okumalar:کتوررلرÇÖZÜLDÜ: Yazılış کتوردلر; ر=د alışkanlığı. 'beyza getürürler' = yumurtlarlar. - çözüldüsatır 4
زیراdiğer okumalar:دیراÇÖZÜLDÜ: İlk harfin noktası zayıf ama görülüyor; 'muhâlif, zîrâ sâ'ir semeke beyza getürürler' cümlesi ancak böyle anlamlı. - çözüldüsatır 6
کوردرdiğer okumalar:کورر,کوررلرÇÖZÜLDÜ: Yazılış کوردر (ر=د); 'görür' okundu. Özne 'sefer idenler' çoğul ama fiil tekil yazılmış; olduğu gibi bırakıldı. - çözüldüsatır 7
بربرdiğer okumalar:بوبوÇÖZÜLDÜ: Satır başında ب ve ر iki kez, ر'ler و'ye benzer kısa. Bir önceki satırdaki 'bilâd-ı Berber'in devamı: 'Berber ehâlîsi Sûdân'dan bir tâ'ifedür'. - çözüldüsatır 8
ونفخdiğer okumalar:وتفخÇÖZÜLDÜ: و-ن-ف-خ; 've nefh ... tağlar gibi murtefi' olur' (kabarıp dağlar gibi yükselir). Kazvînî'nin dalganın kabarıp kırılmaması tasvirine uyuyor. - çözüldüsatır 10
بحریونdiğer okumalar:بحریوند,بحری بونکÇÖZÜLDÜ: بحریون (Arapça çoğul 'bahriyyûn', denizciler); ardından 'mevc-i mecnûn ta'bîr iderler' (deli dalga derler). Kelime sonundaki çizgi ن'nin kuyruğu. - çözüldüsatır 11
ساج / قناdiğer okumalar:ساح,قتاÇÖZÜLDÜ: ساج tik ağacı (ج noktası belli), قنا kamış/mızrak kamışı. Abanoz ve sandalla birlikte meyvesiz ağaç listesi. - çözüldüsatır 12
سواحلندنdiğer okumalar:سوالندنÇÖZÜLDÜ: ح küçük ve lekeli, ama 'sevâhilinden 'anber iltikât iderler' (kıyılarından amber toplarlar) bağlamı kesin. - çözüldüsatır 13
تجادdiğer okumalar:تجارÇÖZÜLDÜ: Yazılış تجاد; ر=د alışkanlığı. 'ba'zı tüccâr rivâyet ider' (tüccarlardan biri anlatır). Ardından gelen روایت'in ر'si ise açıkça ر. - çözüldüsatır 14
سوق وتقدیرdiğer okumalar:سوق وتسییرÇÖZÜLDÜ: Açıkça سوق وتقدیر; 'sâ'ik-i takdîr ... sevk ve takdîr eyledi' kelime tekrarı yazıldığı gibi bırakıldı, çeviride 'kader beni o adaya sürükledi'.