Acayipmahlukat· Acâibü'l-MahlûkatWalters Art Museum W.659 · 1121 H / 1717 M

Varak 163b

* İnsan onayı gerekli — yıldızlı cümleler, okunuşunu henüz bir insanın onaylamadığı bir kelimeye dayanıyor. Yıldız, sayfa sonundaki nota götürür.
vr. 163a'den devamboyludur, vücutlarında hiç kemik yoktur; ayağa kalkmaya dahi güçleri(?)…

…yoktu. O kimse bana dayanarak benimle ağaçların arasında dolaşıp meyve yemeye başladı; arkadaşlarına da meyve atardı, onlar da oturup gülüşürlerdi. Bir asma gördüm; hemen üzüm toplayıp sıktım ve ona içirdim. Aklı başından gitti ve elini kaldırdı. [...](?) Ben de onları bu hâlde bırakıp hemen*1

deniz kıyısına indim. Ansızın denizin üzerinde bir gemi geçiyordu; feryat ettim, gelip beni gemiye aldılar. “Hakk'ın lütfuyla kurtuldum” dedi. İşte ikisinin resmi budur.

Altın-kahverengi çiçekli otlarla bezeli açık zeminde, yere uzanan kahverengi-kızıl uzun bir cübbe giymiş, sakallı, uzun saçlı bir adam ayakta duruyor; ayakları turuncu. Omuzlarında çıplak, uzun siyah saçlı, gülümseyen pembe tenli bir figür oturuyor: iki kolunu iki yana açmış, uzun bacaklarını adamın göğsü üzerinde çaprazlayıp sarmış; adam ellerini omuzlarındaki bacaklara dayamış. 163a-163b'deki hikâyenin resmi: anlatıcının boynuna binip onu bırakmayan, kemiksiz(?) uzun boylu adalı; 6. satırdaki kırmızı 've hâzihî sûretuhumâ' (ikisinin resmi) buraya bağlanıyor. Biniciğin göğsünde boya kaybından açık gri bir leke var. Resim çerçeve içinde kalıyor; ayaklar alt kurala yaklaşıyor, aşmıyor.
Altın-kahverengi çiçekli otlarla bezeli açık zeminde, yere uzanan kahverengi-kızıl uzun bir cübbe giymiş, sakallı, uzun saçlı bir adam ayakta duruyor; ayakları turuncu. Omuzlarında çıplak, uzun siyah saçlı, gülümseyen pembe tenli bir figür oturuyor: iki kolunu iki yana açmış, uzun bacaklarını adamın göğsü üzerinde çaprazlayıp sarmış; adam ellerini omuzlarındaki bacaklara dayamış. 163a-163b'deki hikâyenin resmi: anlatıcının boynuna binip onu bırakmayan, kemiksiz(?) uzun boylu adalı; 6. satırdaki kırmızı 've hâzihî sûretuhumâ' (ikisinin resmi) buraya bağlanıyor. Biniciğin göğsünde boya kaybından açık gri bir leke var. Resim çerçeve içinde kalıyor; ayaklar alt kurala yaklaşıyor, aşmıyor.

Yine o denizde bir tür balık bulunur; yüce bir dağ, yani büyük bir dağ kadardır; ona minşâr (testere) derler. Başından kuyruğuna varıncaya kadar testere gibi baştan başa diştir; her dişi iki arşındır. Başının üstünde iki büyük kemik vardır, uzunluğu(?) on arşın kadardır. Denizde bu iki kemikle sağa sola vurur ve öyle tuhaf bir ses çıkarır ki onu bir kez bile duymamış olan kimse dayanamayıp bayılır. Ağzından ve burnundan su minare boyu havaya fışkırır; ağzından çıkan su bir fersah öteye…*2

devamı — vr. 164a…yağmur gibi dökülür. Kazara bir gemiye yaklaşacak ya da…
Şüpheli okumalar

* İnsan onayı gerekli · 3

  • *1satır 4 بوخوش آنك الی بر یددdiğer okumalar: بیهوش (bî-hûş), بو خوش, بو وحوش (bu vuhûş)Harfler: ب و خ (üstte nokta) و ش / آنك / الی / ب ر ی د د. Anlam çıkmadı. 'Aklı gidip elini kaldırdı' ile 'onları bu hâlde bırakıp kıyıya indim' arasında bir ara cümle; bîhûş (kendinden geçmiş) beklenirdi ama yazılış ی ve ه göstermiyor. Son kelime 'bir yerde' (بر یرده) ya da bu elin ر=د alışkanlığıyla başka bir şey olabilir. Okuma çevirilere [...](?) olarak geçti; bir insanın bakması gerekir.
  • *2satır 9 طو[...]یdiğer okumalar: طولی (tûlı)Kelimenin ortası bir mürekkep lekesinin altında; طو ile altı iki noktalı son ی görünüyor. 'on zirâ' mikdârı tûlı' (uzunluğu on arşın kadar) en uygun okuma, ama ortadaki harf(ler) görünmediği için tahmin; metinde [...] olarak bırakıldı.
  • *3satır 13 یغدیکیdiğer okumalar: یاغدیغی, بوغدیکیÇerçeve altında, çapraz yazılmış işaret kelimesi: başta altı noktalı diş, üstü noktalı halka (غ), د، ی، ک (uzun çapraz çizgi), ی. 'yağdığı' okuması L12 sonuyla ('ağzından çıkan su') uyuyor; 164a'nın ilk kelimesiyle karşılaştırılmalı.

Çözülmüş ya da onaylanmış · 8

  • çözüldüsatır 1 دور ایدوبdiğer okumalar: دوز ایدوبÇÖZÜLDÜ: Üçüncü harfin üstündeki işaret nokta değil sükûn; 'eşcâr arasında devr idüp' (ağaçlar arasında dolaşıp) bağlamla tam uyuyor.
  • çözüldüsatır 3 کوددمdiğer okumalar: کوردمÇÖZÜLDÜ: Bu elin ر'yı د gibi yazma alışkanlığı (152b, 160b): 'gördüm'. Aynı alışkanlık: L3 ایتددم = ایتدردم (itdirdim), اودوم = اوزوم (üzüm); L4 قالددی = قالدردی, اودده = اوزره/اوزده (üzre); L5 ددیا کنادنه = دریا کنارنه, دوی ددیاده = روی دریاده, مرود = مرور; L6 صودتهما = صورتهما; L9 ددیاده = دریاده. Diplomatik olarak görüldüğü gibi yazıldı.
  • çözüldüsatır 3 دوشوبdiğer okumalar: دوشوروبÇÖZÜLDÜ: Yazılış دوشوب; 'üzüm devşüp sıkdım' = üzüm toplayıp sıktım (devşürüp'ün kısa biçimi). 'düşüp' bağlama uymuyor.
  • çözüldüsatır 3 عقلی ذایلdiğer okumalar: عقلی زایلÇÖZÜLDÜ: Noktalı harf ذ gibi duruyor; kelime zâ'il (gidici), 'aklı zâ'il olup' = aklı gidip. Sarhoşluk sahnesine uyuyor.
  • çözüldüsatır 6 وهذه صودتهماdiğer okumalar: وهذه صورتهمÇÖZÜLDÜ: Kırmızı; ikil zamiri -humâ açık. 'İkisinin resmi': resimde anlatıcı ve omzundaki adalı, iki figür. 163a L8'deki 'وصودتهم' ile karşılaştırınız.
  • çözüldüsatır 7 طاغ عظیم قدر منشارÇÖZÜLDÜ: 'kadar' öncekine bağlanıyor (dağ-ı azîm kadar); 'minşâr' sonraki satırın 'dirler'i ile adlandırma: 'ona minşâr derler'. Kazvînî'de el-minşâr, başından kuyruğuna testere dişli dağ gibi balık.
  • çözüldüsatır 9 اوزدندهdiğer okumalar: اوزرندهÇÖZÜLDÜ: ر=د alışkanlığı; 'başı üzerinde' (162a'daki gibi).
  • çözüldüsatır 11 ایده‌میوبdiğer okumalar: ایدمیوبÇÖZÜLDÜ: 'tahammül idemeyüp' = dayanamayıp; ardından بیهوش اولور (bayılır).