Folio 163b
…none. That man leaned on me and began to go about among the trees with me eating fruit, and he would throw fruit to his companions too, and they sat and laughed. I saw a grapevine; at once I gathered grapes, pressed them and made him drink. His wits left him and he lifted his hand. [...](?) So I left them in that state and at once*1
went down to the seashore. Suddenly a ship was passing over the sea; I cried out, and they came and took me on board. “By the grace of God I was saved,” he said. And this is the picture of the two of them.

And again in that sea there is a kind of fish as big as a lofty mountain, that is, a great mountain; they call it the minshar (saw). From its head to its tail it is all teeth, like a saw, and each tooth is two cubits. On its head are two great bones, about ten cubits in length(?). In the sea it strikes right and left with these two bones and makes so strange a sound that whoever has not heard it once before cannot bear it and faints. Water shoots up into the air from its mouth and nostrils as high as a minaret, and the water that comes out of its mouth, to a place a parasang away…*2
continues on fol. 164a…pours down like rain. If by chance it comes…* Needs human approval · 3
- *1line 4
بوخوش آنك الی بر یددother readings:بیهوش (bî-hûş),بو خوش,بو وحوش (bu vuhûş)Harfler: ب و خ (üstte nokta) و ش / آنك / الی / ب ر ی د د. Anlam çıkmadı. 'Aklı gidip elini kaldırdı' ile 'onları bu hâlde bırakıp kıyıya indim' arasında bir ara cümle; bîhûş (kendinden geçmiş) beklenirdi ama yazılış ی ve ه göstermiyor. Son kelime 'bir yerde' (بر یرده) ya da bu elin ر=د alışkanlığıyla başka bir şey olabilir. Okuma çevirilere [...](?) olarak geçti; bir insanın bakması gerekir. - *2line 9
طو[...]یother readings:طولی (tûlı)Kelimenin ortası bir mürekkep lekesinin altında; طو ile altı iki noktalı son ی görünüyor. 'on zirâ' mikdârı tûlı' (uzunluğu on arşın kadar) en uygun okuma, ama ortadaki harf(ler) görünmediği için tahmin; metinde [...] olarak bırakıldı. - *3line 13
یغدیکیother readings:یاغدیغی,بوغدیکیÇerçeve altında, çapraz yazılmış işaret kelimesi: başta altı noktalı diş, üstü noktalı halka (غ), د، ی، ک (uzun çapraz çizgi), ی. 'yağdığı' okuması L12 sonuyla ('ağzından çıkan su') uyuyor; 164a'nın ilk kelimesiyle karşılaştırılmalı.
Resolved or approved · 8
- resolvedline 1
دور ایدوبother readings:دوز ایدوبÇÖZÜLDÜ: Üçüncü harfin üstündeki işaret nokta değil sükûn; 'eşcâr arasında devr idüp' (ağaçlar arasında dolaşıp) bağlamla tam uyuyor. - resolvedline 3
کوددمother readings:کوردمÇÖZÜLDÜ: Bu elin ر'yı د gibi yazma alışkanlığı (152b, 160b): 'gördüm'. Aynı alışkanlık: L3 ایتددم = ایتدردم (itdirdim), اودوم = اوزوم (üzüm); L4 قالددی = قالدردی, اودده = اوزره/اوزده (üzre); L5 ددیا کنادنه = دریا کنارنه, دوی ددیاده = روی دریاده, مرود = مرور; L6 صودتهما = صورتهما; L9 ددیاده = دریاده. Diplomatik olarak görüldüğü gibi yazıldı. - resolvedline 3
دوشوبother readings:دوشوروبÇÖZÜLDÜ: Yazılış دوشوب; 'üzüm devşüp sıkdım' = üzüm toplayıp sıktım (devşürüp'ün kısa biçimi). 'düşüp' bağlama uymuyor. - resolvedline 3
عقلی ذایلother readings:عقلی زایلÇÖZÜLDÜ: Noktalı harf ذ gibi duruyor; kelime zâ'il (gidici), 'aklı zâ'il olup' = aklı gidip. Sarhoşluk sahnesine uyuyor. - resolvedline 6
وهذه صودتهماother readings:وهذه صورتهمÇÖZÜLDÜ: Kırmızı; ikil zamiri -humâ açık. 'İkisinin resmi': resimde anlatıcı ve omzundaki adalı, iki figür. 163a L8'deki 'وصودتهم' ile karşılaştırınız. - resolvedline 7
طاغ عظیم قدر منشارÇÖZÜLDÜ: 'kadar' öncekine bağlanıyor (dağ-ı azîm kadar); 'minşâr' sonraki satırın 'dirler'i ile adlandırma: 'ona minşâr derler'. Kazvînî'de el-minşâr, başından kuyruğuna testere dişli dağ gibi balık. - resolvedline 9
اوزدندهother readings:اوزرندهÇÖZÜLDÜ: ر=د alışkanlığı; 'başı üzerinde' (162a'daki gibi). - resolvedline 11
ایدهمیوبother readings:ایدمیوبÇÖZÜLDÜ: 'tahammül idemeyüp' = dayanamayıp; ardından بیهوش اولور (bayılır).