Folio 164a
…pours down like rain. If by chance it comes near a ship or rises from beneath one, there is no hope of escape; even if a ship carries a hundred men, it swallows them all at once. Sometimes it lies still in a shallow sea, and seen from afar it is taken for an island. But the sailors know it, keep well clear, and do not go near the place where it lies. Glory be to its Creator; and this is its picture.*1

There is also a kind of fish they call the bāl. It is four or five hundred cubits long. Sometimes one side of it shows above the sea, looking like a sail(?). Water rises from its mouth so high into the air that people take it for rain falling from the clouds.*2
The sailors know where it lives; when they pass that way they have large drums ready and beat them. The bāl fears the sound of the drums and does not come near the ship. With its tail it strikes a fish a hundred cubits long and cuts it in two. All the creatures of the sea fear it.
When it begins to do harm and mischief in the sea, God Most High sets upon it a fish about a cubit long called the sek(?). This fish gets into its ear and torments it; the bāl goes down to the bottom of the sea, beats itself against the rocks and perishes. When it swells up it rises to the surface, and the sea casts it ashore. The sailors cut out its teeth and take them. Sometimes…*3
continues on fol. 164b…it happens that the fish swallows ambergris like a…* Needs human approval · 3
- *1line 1
یغمود کبی دوکلودCümle 163b'de başlıyor (başka işçide); 'yağmur gibi dökülür' neyin döküldüğü bu sayfadan görülmüyor (muhtemelen 8. satırdaki gibi ağzından fışkıran su). 163b ile birlikte okununca bir insan bakmalı. - *2line 7
شارعother readings:شراعYazılış شارع (şâri', cadde/yol) ama bağlam büyük bir yelkeni istiyor: 'denizde bir yanı görünür, şirâ' (yelken) gibi görünür'. Kazvînî'nin Arapçasında balığın kanadının ucu büyük bir yelken gibi göründüğü anlatılır (hafızadan; metinle karşılaştırılmadı). Kâtip harf sırasını karıştırmış olabilir. 'yelken(?)' diye çevrildi; bir insan onaylamalı. - *3line 12
سكother readings:لشك,شكKüçük balığın adı. Harfler سَكْ gibi (kef çizgisi üstte, noktasız); 'sek' diye okundu. Kazvînî'de bâl'in kulağına giren bir arşınlık balığın adı hafızadan el-leşk (اللشك) gibi; burada ل yazılmamış. Ad bir insanca kaynakla karşılaştırılmalı. Nesirde ve en'de 'sek(?)' bırakıldı.
Resolved or approved · 15
- resolvedline 1
سفینهیهother readings:سفینه یرÇÖZÜLDÜ: Kelime iki şerit arasında bölünüyor; 'sefîneye karîb olsa' 10. satırdaki 'sefîneye karîb olmaz' ile aynı kalıp. - resolvedline 4
ملاحینother readings:ملاحانÇÖZÜLDÜ: mellâhîn (Ar. çoğul, gemiciler); 8. ve 15. satırda aynı yazım tekrar ediyor. - resolvedline 5
و قریب اولان محلّهÇÖZÜLDÜ: 4. satır sonu 've karîb' + 5. satır 'olan mahalle uğramazlar' = (balığın) yakın olduğu yere uğramazlar. Gloss ve nesirde 'onun yakın olduğu yer' diye verildi. - resolvedline 6
بالقother readings:بالوتÇÖZÜLDÜ: Yakın büyütmede son harfin üstünde iki nokta (ق); 'bir nev' balık dahi olur, bâl dirler' = bir tür balık daha var, ona bâl derler. بال Kazvînî'nin el-bâl balığı (balina). - resolvedline 6
دودت یوزother readings:دورت یوزÇÖZÜLDÜ: Bu elin ر=د alışkanlığı; dört yüz. 'yâhud beş yüz' ile çift oluşturuyor. - resolvedline 7
مقدادیother readings:مقداریÇÖZÜLDÜ: Elif üstünde medde, ardından د gibi harf; ر=د ile mikdârı: '(beş yüz) arşın kadarı'. - resolvedline 9
اوغدادقدهother readings:اوغرادقدهÇÖZÜLDÜ: ر=د; uğradıkda (oraya uğradıklarında). - resolvedline 9
تدادك ایتمشلددرother readings:تدارك ایتمشلردرÇÖZÜLDÜ: Yakın büyütmede تدآدك ve ایتمشلددر; ر=د ile tedârük itmişlerdir (hazırlamışlardır). - resolvedline 10
اولانother readings:اولوبÇÖZÜLDÜ: Satır sonunda harfler sıkışmış, son harf üstte (x≈855, çerçeve kuralına değiyor); noktası seçilmiyor. 11. satır 'bâlığı çalup iki pâre ider' ile cümle 'kuyruğuyla yüz arşın boyu olan balığı vurup ikiye böler' oluyor; bu yüzden olan. - resolvedline 11
چالوبother readings:چاقوبÇÖZÜLDÜ: çalup = vurup (Eski Anadolu Türkçesi çalmak 'vurmak'); 'iki pâre ider' ile uyumlu. - resolvedline 12
قددنجهother readings:قدرنجهÇÖZÜLDÜ: ر=د; kadarınca, 'bir zirâ' kadarınca bir balık' = bir arşın kadar bir balık. - resolvedline 13
کیروبother readings:کیدوبÇÖZÜLDÜ: 'kulağına girüp ezâ irişdirür'; gitmek değil girmek: bağlam kulağın içine girmeyi istiyor. - resolvedline 14
دوی دریایهother readings:روی دریایهÇÖZÜLDÜ: ر=د; rûy-ı deryâ = denizin yüzü; 'müntefih oldukda rûy-ı deryâya hurûc ider' = şişince deniz yüzüne çıkar. - resolvedline 15
دریا بره براغورÇÖZÜLDÜ: بره = berre (Ar. berr 'kara' + Türkçe yönelme eki); 'deryâ berre bırağur' = deniz onu karaya bırakır/atar. - resolvedline 15
اسناننother readings:اسنانیÇÖZÜLDÜ: esnân (Ar. 'dişler') + iyelik; 'esnânın kat' idüp ahz iderler' = dişlerini kesip alırlar. Cümle 164b'de 'gâh' ile sürüyor.