Acayipmahlukat· Acâibü'l-MahlûkatWalters Art Museum W.659 · 1121 H / 1717 M

Varak 170b

* İnsan onayı gerekli — yıldızlı cümleler, okunuşunu henüz bir insanın onaylamadığı bir kelimeye dayanıyor. Yıldız, sayfa sonundaki nota götürür.
vr. 170a'den devamkeremdir. Emretti, balığın karnını yardılar. Gördüm ki karnının içinden…

…acayip, bakire bir kız çıktı: boyu zarif, teni beyaz ve kırmızı, saçı beline kadar, kaşları uzun; o kadar güzeldi ki görenler hayran kalırdı. Belinden aşağı topuklarına kadar peştamal gibi deriden bir parça, insandaki elbise gibi avret yerini örtmüştü. Dışarı çıkınca feryat edip saçını yolmaya başladı; bir süre hayatta kaldı, sonra öldü.

Bu, Allah Teâlâ'nın kudretine göre uzak bir şey değildir; O ne dilerse yaratır.

Ejderha (tennîn). İbn Abbas radıyallahu anhüma rivayet eder: Ejderha büyüyüp hayvanlara zarar vermeye başlayınca, Allah'ın emriyle üzerine bir bulut iner; rüzgâr onu bulutla birlikte havaya kaldırır ve oradan Ye'cûc ve Me'cûc adasına ulaştırır; onlar da onu alıp yiyecek edinirler. İşte bu onun suretidir.

Açık zemin üzerinde, çerçeveyi enine dolduran, sola dönük uzun bir ejderha (tennîn): yılan gövdeli, mor-pembe, üstü siyah ve altın beneklerle bezeli; karnı daha açık pembe bir şerit, kenarı ince siyah tırnak çizgileriyle. Baş solda, altın-kahverengi göz, ağızdan sola uzanan ince çatallı siyah dil; boyun yukarı kıvrılıp S biçiminde geniş bir dönemeçle sağa uzanıyor. Kuyruk ucu sağ iç kurala değiyor; orada kırmızı-siyah bir leke kurala ve kenar boşluğuna taşıyor. Metindeki, büyüyünce bulutla Ye'cûc ve Me'cûc adasına taşınan ejderhanın sureti (L9 'fe-hâzihi sûretuhu'). Walters başlığı: 'A dragon of the Caspian Sea'.
Açık zemin üzerinde, çerçeveyi enine dolduran, sola dönük uzun bir ejderha (tennîn): yılan gövdeli, mor-pembe, üstü siyah ve altın beneklerle bezeli; karnı daha açık pembe bir şerit, kenarı ince siyah tırnak çizgileriyle. Baş solda, altın-kahverengi göz, ağızdan sola uzanan ince çatallı siyah dil; boyun yukarı kıvrılıp S biçiminde geniş bir dönemeçle sağa uzanıyor. Kuyruk ucu sağ iç kurala değiyor; orada kırmızı-siyah bir leke kurala ve kenar boşluğuna taşıyor. Metindeki, büyüyünce bulutla Ye'cûc ve Me'cûc adasına taşınan ejderhanın sureti (L9 'fe-hâzihi sûretuhu'). Walters başlığı: 'A dragon of the Caspian Sea'.

Rivayet ederler ki Kisrâ Anuşirvan Belencî(?) seddini büyük bir ciddiyet ve gayretle tamamlayınca ona büyük bir sevinç ve huzur geldi. Seddin üzerine seccade koyup yüzünü yere sürdü ve dedi: "Elhamdülillah, bundan sonra Hazar ve Türk bu ülkeye zarar veremez oldu." Bu hal üzere Cenab-ı Bari Teâlâ'ya yalvarırken sudan bir canavar çıkıp Anuşirvan'ın yanına doğru ilerledi.*1

Yanında olanlar silaha el attılar. Anuşirvan dedi: "Bu bilinen bir yaratık değil; bunda Allah'ın bir hikmeti vardır. Uzak durun(?)." Halkın geri kalanı uzaklaştı; yalnız papazları(?) kaldı. O hayvan gelip fasih bir dille selam verdi ve Anuşirvan'ın eline elini uzattı; Anuşirvan da elini verdi.*2*3

Şüpheli okumalar

* İnsan onayı gerekli · 3

  • *1satır 10 بلنجیdiğer okumalar: بلنجر (Belencer, Hazar şehri; ر düşmüş), بلیغ (belîğ: 'cidd-i belîğ' = büyük gayret), بلخی (Belhî)Harfler ب (alt nokta), ل, üstü noktalı diş (ن), ج (alt nokta), ی. 'Sedd-i Belencî' bilinen bir ad değil; Hazar ülkesindeki Belencer'e işaret edebilir ya da 'belîğ cidd ü ikdâm' (pek büyük gayret) okunabilir. Kazvînî'nin Arapçasında Enûşirvân'ın Bâbü'l-Ebvâb seddi geçer; bir insan Arapça metinle karşılaştırmalı. Prose 'Belencî(?) seddi' okur.
  • *2satır 15 اولکdiğer okumalar: اولل, اوله (ola), اولمیه (olmaya)Satır sonunda, sol iç kurala bitişik: ا و ل ve üstü eğik çizgili uzun bir harf (ک ya da ikinci ل). 'ba'îd oluñ' (uzaklaşın) okuması sonraki 'sâyir halk ba'îd oldılar' ile örtüşüyor, ama harf ک olarak kesin değil. Gloss ve prose 'uzak durun(?)' okur.
  • *3satır 16 قسّیسلریdiğer okumalar: خواصلری (havâssı, yakınları), جلیسلری (celîsleri, meclis arkadaşları), انیسلری (enîsleri)Harfler: üstü iki noktalı baş (ق), şeddeli س, altı noktalı diş, س, لری. 'kıssîsleri' = papazları; glossary'de قسّیسون: papazlar (165b). Enûşirvân'ın yanında papaz kalması garip, 'yalnız yakınları kaldı' gibi bir anlam beklenebilir; bir insan Kazvînî'nin Arapçasına bakmalı.

Çözülmüş ya da onaylanmış · 9

  • çözüldüsatır 1 اوزونdiğer okumalar: اوزره (üzre), اوزوÇÖZÜLDÜ: Satır sonunda yer kalmadığı için son ن kelimenin üstüne küçük yazılmış (اوزو + üstte ن). 'ebrûları uzun' = kaşları uzun; kızın tasvir dizisine (boy, renk, saç, kaş) uyuyor.
  • çözüldüsatır 1 و قرمزیdiğer okumalar: kırmızı saçlı (kırmızı + saçı), beyaz ve kırmızı (ten)ÇÖZÜLDÜ: ۞ 'beyâz' ile 've kırmızı' arasında; 'beyâz ve kırmızı' Arapça 'bayḍâ' ḥamrâ'' (beyaz-pembe tenli) kalıbı. 'saçı miyânında' ayrı tasvir: saçı beline kadar. Gloss iki okumayı ayırmadan sırayı korur, prose ten rengi okur.
  • çözüldüsatır 2 دنکندهdiğer okumalar: رنکنده (reñginde), دکندهÇÖZÜLDÜ: Bu elin ر'yi د yazma alışkanlığı; 'peştemâl reñginde' = peştamal gibi, peştamal tarzında. بشتمال tek noktalı ب ile yazılmış (پشتمال).
  • çözüldüsatır 3 کعبنهdiğer okumalar: کفنه, کبینهÇÖZÜLDÜ: Harfler ک ع ب ن ه; 'miyânından aşağı ... ka'bına' = belinden topuğuna kadar. Kazvînî'deki kızın belden aşağısını örten deri tasvirine uyuyor.
  • çözüldüsatır 9 نفق[...]درلرdiğer okumalar: نفقه ایدرلر (nafaka iderler)ÇÖZÜLDÜ: Kırmızı-siyah leke kelimenin ortasını örtüyor; görünen 'نفق' (ق'nun iki noktası) ve 'درلر'. Aradaki boşluk 'ه ای' için yeterli; 'ahz idüp nafaka iderler' (alıp yiyecek edinirler) cümleyi tamamlıyor ve Kazvînî'de Ye'cûc-Me'cûc'ün ejderhayı yediği anlatılır. ar'da [...] korundu.
  • çözüldüsatır 12 جزدdiğer okumalar: خزر (Hazar), جزر (cezr, med-cezir)ÇÖZÜLDÜ: Nokta ج gibi altta, son harf ر yerine د; 'Hazar ve Türk' (Hazarlar ve Türkler) sed hikâyesinde bilinen ikili, 170a'da 'ملک خزر' geçiyor. Translit Hazar okur.
  • çözüldüsatır 13 چوdiğer okumalar: حین (hîn, iken), چون (çün)ÇÖZÜLDÜ: 'قالدیلر' sonrasında altında tek nokta olan ج/چ başı ve و; eski Anadolu Türkçesindeki 'çü' (çün, -ince/iken) bağlacı. '...tazarru' iderken' ile anlam aynı; prose 'bu hal üzere' der.
  • çözüldüsatır 14 اودیلرdiğer okumalar: اوردیلر (urdılar)ÇÖZÜLDÜ: 'silâha el urdılar' = silaha el attılar. Tek د-benzeri harf görünüyor; ر'nin د yazımı ya da ر düşmesi.
  • çözüldüsatır 18 حیوان ایتدیdiğer okumalar: جواب ویردیÇÖZÜLDÜ: İşaret kelimesi eğik ve sıkışık yazılmış; 171a'nın ilk satırı 'حیوان ایتدی یا ملک' ile başlıyor.