Folio 170b
…a wondrous virgin girl came out: graceful of stature, white and red of skin, her hair reaching her waist, her eyebrows long; she was so beautiful that all who saw her were amazed. From her waist down to her heels a piece of skin like a bath wrap covered her private parts, just as clothing does on a human. When she came out she cried aloud and began to tear out her hair; she stayed alive for a while and then died.
This is not far-fetched set against the power of God Most High; He creates whatever He wills.
The dragon (tinnin). Ibn Abbas, God be pleased with them both, relates: when the dragon grows large and begins to harm the animals, by God's command a cloud descends upon it; the wind lifts it up into the air with the cloud and carries it to the island of Gog and Magog, and they take it and make it their food. And this is its picture.

They relate that when Khosrow Anushirvan had completed the Wall of Belenji(?) with great zeal and effort, a great joy and contentment came over him. He laid a prayer rug on the wall, rubbed his face on the ground and said: "Praise be to God, from now on the Khazars and the Turks can no longer harm this land." While he was thus entreating God the Creator Most High, a monster came out of the water and advanced towards Anushirvan.*1
Those beside him reached for their weapons. Anushirvan said: "This is no creature that has been seen before; there is some wisdom of God in this. Stand back(?)." The rest of the people drew away; only his priests(?) remained. The creature came, gave greeting in an eloquent tongue and held out its hand to Anushirvan's hand, and Anushirvan gave it his hand.*2*3
* Needs human approval · 3
- *1line 10
بلنجیother readings:بلنجر (Belencer, Hazar şehri; ر düşmüş),بلیغ (belîğ: 'cidd-i belîğ' = büyük gayret),بلخی (Belhî)Harfler ب (alt nokta), ل, üstü noktalı diş (ن), ج (alt nokta), ی. 'Sedd-i Belencî' bilinen bir ad değil; Hazar ülkesindeki Belencer'e işaret edebilir ya da 'belîğ cidd ü ikdâm' (pek büyük gayret) okunabilir. Kazvînî'nin Arapçasında Enûşirvân'ın Bâbü'l-Ebvâb seddi geçer; bir insan Arapça metinle karşılaştırmalı. Prose 'Belencî(?) seddi' okur. - *2line 15
اولکother readings:اولل,اوله (ola),اولمیه (olmaya)Satır sonunda, sol iç kurala bitişik: ا و ل ve üstü eğik çizgili uzun bir harf (ک ya da ikinci ل). 'ba'îd oluñ' (uzaklaşın) okuması sonraki 'sâyir halk ba'îd oldılar' ile örtüşüyor, ama harf ک olarak kesin değil. Gloss ve prose 'uzak durun(?)' okur. - *3line 16
قسّیسلریother readings:خواصلری (havâssı, yakınları),جلیسلری (celîsleri, meclis arkadaşları),انیسلری (enîsleri)Harfler: üstü iki noktalı baş (ق), şeddeli س, altı noktalı diş, س, لری. 'kıssîsleri' = papazları; glossary'de قسّیسون: papazlar (165b). Enûşirvân'ın yanında papaz kalması garip, 'yalnız yakınları kaldı' gibi bir anlam beklenebilir; bir insan Kazvînî'nin Arapçasına bakmalı.
Resolved or approved · 9
- resolvedline 1
اوزونother readings:اوزره (üzre),اوزوÇÖZÜLDÜ: Satır sonunda yer kalmadığı için son ن kelimenin üstüne küçük yazılmış (اوزو + üstte ن). 'ebrûları uzun' = kaşları uzun; kızın tasvir dizisine (boy, renk, saç, kaş) uyuyor. - resolvedline 1
و قرمزیother readings:kırmızı saçlı (kırmızı + saçı),beyaz ve kırmızı (ten)ÇÖZÜLDÜ: ۞ 'beyâz' ile 've kırmızı' arasında; 'beyâz ve kırmızı' Arapça 'bayḍâ' ḥamrâ'' (beyaz-pembe tenli) kalıbı. 'saçı miyânında' ayrı tasvir: saçı beline kadar. Gloss iki okumayı ayırmadan sırayı korur, prose ten rengi okur. - resolvedline 2
دنکندهother readings:رنکنده (reñginde),دکندهÇÖZÜLDÜ: Bu elin ر'yi د yazma alışkanlığı; 'peştemâl reñginde' = peştamal gibi, peştamal tarzında. بشتمال tek noktalı ب ile yazılmış (پشتمال). - resolvedline 3
کعبنهother readings:کفنه,کبینهÇÖZÜLDÜ: Harfler ک ع ب ن ه; 'miyânından aşağı ... ka'bına' = belinden topuğuna kadar. Kazvînî'deki kızın belden aşağısını örten deri tasvirine uyuyor. - resolvedline 9
نفق[...]درلرother readings:نفقه ایدرلر (nafaka iderler)ÇÖZÜLDÜ: Kırmızı-siyah leke kelimenin ortasını örtüyor; görünen 'نفق' (ق'nun iki noktası) ve 'درلر'. Aradaki boşluk 'ه ای' için yeterli; 'ahz idüp nafaka iderler' (alıp yiyecek edinirler) cümleyi tamamlıyor ve Kazvînî'de Ye'cûc-Me'cûc'ün ejderhayı yediği anlatılır. ar'da [...] korundu. - resolvedline 12
جزدother readings:خزر (Hazar),جزر (cezr, med-cezir)ÇÖZÜLDÜ: Nokta ج gibi altta, son harf ر yerine د; 'Hazar ve Türk' (Hazarlar ve Türkler) sed hikâyesinde bilinen ikili, 170a'da 'ملک خزر' geçiyor. Translit Hazar okur. - resolvedline 13
چوother readings:حین (hîn, iken),چون (çün)ÇÖZÜLDÜ: 'قالدیلر' sonrasında altında tek nokta olan ج/چ başı ve و; eski Anadolu Türkçesindeki 'çü' (çün, -ince/iken) bağlacı. '...tazarru' iderken' ile anlam aynı; prose 'bu hal üzere' der. - resolvedline 14
اودیلرother readings:اوردیلر (urdılar)ÇÖZÜLDÜ: 'silâha el urdılar' = silaha el attılar. Tek د-benzeri harf görünüyor; ر'nin د yazımı ya da ر düşmesi. - resolvedline 18
حیوان ایتدیother readings:جواب ویردیÇÖZÜLDÜ: İşaret kelimesi eğik ve sıkışık yazılmış; 171a'nın ilk satırı 'حیوان ایتدی یا ملک' ile başlıyor.