Acayipmahlukat· Acâibü'l-MahlûkatWalters Art Museum W.659 · 1121 H / 1717 M

Folio 160a

* Needs human approval — starred sentences rest on a word whose reading no human has confirmed yet. The asterisk leads to the note at the end of the page.
continued from fol. 159bJidda and Yanbu' and the city of Shu'ayb, which…

…reached the city of Qulzum.*1

It has an island called Mâran(?). A tribe of brigands lives there, called the Banu Haran(?). They live on fish; they have no crops, no milk-cattle and no sweet water. Their dwellings(?) are wrecked ships; they wait at the landing places and ask people for news. Seeking and asking(?) is their constant habit.*1*2*3*4

In that sea there is a place about six miles long. Its winds(?) blow against one another, and most ships that pass there are broken to pieces and lost. It was there that God Most High drowned Pharaoh. That tribe takes the goods of the wrecked ships and lives on them.*4*5

The Island of the Jassasa: an island where there is a beast that knows every piece of news that happens in the world and speaks of it.

Al-Sha'bi relates from Fatima bint Qays: One day the Messenger of God, peace be upon him, ordered the people to gather, and they gathered. He said: "I have not gathered you to urge you toward anything or to warn you away from anything. But al-Dari told me a piece of news, and that is why I have gathered you."

Al-Dari relates: "I boarded a ship; the wind turned against us and I came to an island. There I saw a beast and asked, 'What is this beast?' They said, 'It is called the Jassasa; ask it about itself.' I said to the beast, 'Give us news.' It said, 'There is someone on this mountain now; let me take you to him, and speak with him.' Going to the mountain together, I saw a great monastery. The beast said, 'The man I spoke of is here.'"*6

"I entered the monastery and saw someone standing there. I questioned him and he answered. He said to me, 'How is the spring of Zar'(?) near Mecca?' I said, 'Its people drink from it.' He said, 'How are the palms of 'Imara(?)?' I said, 'Their owners tend them.' In short, he asked about all the rivers and fields and âdâbiye(?) in Mecca, Medina and Damascus. At last he said, 'When the time draws near I shall come out and set foot in every land, except that Mecca and Medina…'*7*8*9*10

continues on fol. 160b“…(Mecca and Medina) I shall not enter,” he said.…
Uncertain readings · notes in Turkish

* Needs human approval · 10

  • *1line 1 مارانother readings: تارانAda adı açıkça م-ا-ر-ا-ن okunuyor, ilk harfte nokta yok. Yâkût'ta Kulzum denizindeki ada Târân (تاران) diye geçer; burada noktasız bir ت mi, yoksa kâtibin م'si mi olduğu kaynağa bakılarak karar verilmeli. Çeviride Mâran(?) bırakıldı.
  • *2line 2 بنو حارانother readings: بنو جاران, بنو حدّانKabile adı: ب-ن-و ardından noktasız ح/ج gövdesi ve ارآن. Noktasız olduğu için ح mı ج mi belli değil; Arapça kaynaktaki ad doğrulanmadı.
  • *3line 3 اولریother readings: اوکری, اکثریÜstünde ل'ye eğik bir çizgi var; ك çizgisi mi, üstün mü belli değil. Üstün/esre ('اوَلرِی') 'evleri' okumasını destekliyor: 'evleri harâb olan sefîneler' = evleri batmış gemilerdir. Ama cümle 'evleri harap olan gemiler iskelelerde durup...' diye de bölünebilir; anlam ve okuma bir insanın onayını istiyor.
  • *4line 4 جوّ وسؤالددother readings: جست و سؤال, چوق سؤالŞeddeli جو ve ardından و سؤالدد açık. Farsça 'cû' (arama) ile 'cû vü su'âl' (arayıp sorma) okundu; 'çok sual' (چوق) için ق yok. Sondaki د'ler bu elin ر'si olabilir (سؤالدر).
  • *5line 5 دیاهother readings: ریاح, ریاحیİlk harf د gibi (bu elin ر'si), son harf kapalı, sekiz biçimli bir ه. 'riyâh' (rüzgârlar) ve ardından 'bir birlerine mukâbil' anlamca uyuyor, ama sonun ح değil ه yazılması kesinliği düşürüyor.
  • *6line 15 طاغه معاًother readings: طعه معاًKelimenin ortası lekeli: ط, ardından leke, sonra غه. 'tağa ma'an' (birlikte dağa) önceki 'bu cebelde' ile uyuyor ama ا harfi lekenin altında görünmüyor.
  • *7line 18 عین ذرعother readings: عین زغرAçıkça ذرع yazılmış. Hadisin Arapça metninde 'ayn Zughar' (عين زغر, Lut Gölü güneyi) geçer; Osmanlıca metin 'Mekke kurbunda' diyor. Kâtip ya da mütercim adı bozmuş olabilir; çeviride Zer' Pınarı(?) bırakıldı.
  • *8line 18 ایده‌یورلرother readings: ایدرلرشرب ایده یورلر açıkça okunuyor; eski '-a yorur' şimdiki zaman yapısı olarak 'şürb ideyorlar' alındı. Hadiste cevap 'kaynakta su çok, halkı onunla ekin sular' şeklindedir; Osmanlıcası kısaltılmış.
  • *9line 19 نخل عمارهother readings: نخل بیسانعماره açık okunuyor. Hadisin Arapçasında soru 'nahl Beysân' (Beysan hurmalığı) üzerinedir; buradaki ad ya mütercimin ya kâtibin bozması. İmâre(?) olarak bırakıldı.
  • *10line 20 وآدابیهother readings: وآرابیه, وآبادانهHarfler و-آ-ر/د-ا-ب-ی-ه olarak açık ama kelime anlaşılmadı: 'âdâb' (âdetler)? 'arâbiyye'? 'âbâdân' (mamur yerler)? enhâr ve mezâri' ile birlikte sorulan bir şey. Çeviride âdâbiye(?) bırakıldı.

Resolved or approved · 14

  • resolvedline 2 ذرع وصرعلریother readings: زرع و ضرعلریÇÖZÜLDÜ: Arapça 'lâ zer' ve lâ dar'' (ne ekin ne sağmal hayvan) kalıbı; ز yerine ذ yazılmış, ض'nin noktası yok. Ardından gelen 've mâ-i 'azbleri yok' kalıbı tamamlıyor.
  • resolvedline 4 بر یر واردرother readings: بر بر واردرÇÖZÜLDÜ: İkinci kelimenin altında iki nokta var: 'bir yer vardır'. Kazvînî'nin Kulzum'daki 'mevzı'' kaydıyla uyuşuyor.
  • resolvedline 5 الّتیother readings: التی (Ar. 'ki')ÇÖZÜLDÜ: Türkçe 'altı'; 'tûlı altı mîl mikdârı' (uzunluğu altı mil kadar). Arapça ilgi zamiri bağlama uymuyor.
  • resolvedline 5 بر برلرینهother readings: بر برکینهÇÖZÜLDÜ: 'bir birlerine mukâbil olup' kalıbı; ortadaki eğik çizgi üstün.
  • resolvedline 6 باده‌لنوبother readings: پاره‌لنوبÇÖZÜLDÜ: 'pâralanup' (parçalanıp). Altta tek nokta var, پ'nin üç noktası yok; ortadaki ر د gibi yazılmış (152b notu). Gemilerin 'helâk olur' fiiliyle tek anlamlı okuma.
  • resolvedline 7 ماللرینother readings: مالکرینÇÖZÜLDÜ: 'mallarını'; batan gemilerin mallarını alıp geçinmeleri bağlamı kesin.
  • resolvedline 9 دوایتother readings: روایتÇÖZÜLDÜ: 'rivâyet'; bu elin baştaki ر'si د'ye benziyor (152b notu: دوایت=روایت).
  • resolvedline 9 دسول اللهother readings: رسول اللهÇÖZÜLDÜ: 'Resûlullâh'; aynı ر/د alışkanlığı, üstte 'aleyhi's-selâm' takısı.
  • resolvedline 11 داریÇÖZÜLDÜ: Temîm ed-Dârî; Cessâse hadisinin râvisi. Metin yalnız nisbeyi veriyor, 'Temîm' adı yazılmamış; çeviride de 'Dârî' bırakıldı.
  • resolvedline 12 دوزکارother readings: روزکارÇÖZÜLDÜ: 'rûzgâr'; baştaki ر د gibi (152b notu: دوزکار=روزکار).
  • resolvedline 17 طوددother readings: طورر, طوردرÇÖZÜLDÜ: 'durur'; ر'ler د gibi yazılmış. 'bir kimesne durur' bağlamı tek anlamlı.
  • resolvedline 19 نیجه‌درother readings: نجه‌درÇÖZÜLDÜ: 'nicedür' (nasıldır); ilk dişin altındaki nokta ن'nin noktasıyla karışıyor, soru kalıbı kesin.
  • resolvedline 20 آخرother readings: آضاÇÖZÜLDÜ: 'âhir' (sonunda); خ gövdesi ض'ye benziyor, noktası silik. 'âhir itdi: vakt karîb oldukda' bağlamı kesin.
  • resolvedline 21 ایده‌رمother readings: ایدرمÇÖZÜLDÜ: Kelimenin ortası lekeli; 'vaz'-ı kadem iderem' (ayak basarım) bağlamı kesin. Cümle 'illâ Mekke ve Medîne'ye' ile kesiliyor ve 160b'de sürüyor; مدینه‌یه'nin یه'si satırın üstüne yazılmış.